İnsanların çoğu kaybetmekten korktuğu için,sevmekten korkuyor.Sevilmekten korkuyor,kendisini sevilmeye layık görmediği için.Düşünmekten korkuyor sorumluluk getireceği için. Konuşmaktan korkuyor,eleştirilmekten korktuğu için.Duygularını ifade etmekten korkuyor,reddedilmekten korktuğu için. Yaşlanmaktan korkuyor,gençliğin kıymetini bilmediği için. Unutulmaktan korkuyor,dünyaya iyi birşey vermediği için.Ve ölmekten korkuyor aslında yaşamayı bilmediği için….W.SHAKESPEARE
‘Güzel Paylaşımlar’ Kategorisi için Arşiv
Korkmak
Yazan: ikitepe Aralık 15, 2008
Yazı kategorisi: Güzel Paylaşımlar | Etiketler: sevilmek, Shakespeare, unutulmak | » yorum bırak;
Hayallerimiz
Yazan: ikitepe Aralık 15, 2008
Pers Sultanı iki adamı olume mahkum etmis. Sultanin atini ne kadar
sevdigini bilen mahkumlardan bir tanesi hayatını bagişlarsa bir yıl icinde
ata uçmayi ögretebilecegini söylemis.
*Kendini dünyadaki
tek uçan ata binerken hayal eden Sultan bunu kabul etmiş..
Diğer mahkum inanmayan gözlerle arkadaşına bakmış ve
“Atların uçamadığını biliyorsun. Nasıl olup da böyle
delice bir fikirle çıkabildin ortaya..? Yalnızca kaçınılmazı
geciktiriyorsun o kadar.
” ” Pek değil ” demiş birinci mahkum.” Kendime dört özgürlük şansı
veriyorum.
Birincisi : Sultan bu yıl olebilir.
Ikincisi :Ben olebilirim.
Üçüncüsü:At olebilir…
Dördüncüsü… ” Belki ata uçmayı öğretebilirim..! “
Yazı kategorisi: Güzel Paylaşımlar | Etiketler: hayal, mahkum, persler, sultan | » yorum bırak;
Okunmaya Değer
Yazan: ikitepe Ekim 20, 2008
Tülay Bilin den alıntıdıdır….
Bazen hepimiz yaparız. Çok şikayet ederiz. Ama çarenin bizde olduğunu bir türlü anlayamayız. Hep bahaneler buluruz. Hep başarısız olmamızın nedenleri var. Hep “AMA” larımız vardır. Oysaki çoğu kez çare biziz. Bunu size bir fıkra ile anlatmak istiyorum: Tarlada çalışan 3 kişi öğle tatilinde yemeklerini birlikte yerlermiş. Eşlerinin hazırladığı yemekleri açarlarmış. 2 tane işçi torbalarını açtıkları zaman eşlerinin ne hazırladığını hayretle görür şöyle derlermiş; – Aaa bugün eşim bana makarna koymuş. – Aaa bugün eşim bana köfte koymuş vs. Üçüncü işçi olan Temel de her gün torbasını açar dert yanarmış; – Aaa eşim bugün yine bana peynirli sandviç koymuş. Diğer iki arkadaşı Temel’in haline çok üzülürlermiş. Bir gün demişler ki; – Temel, neden eşine söylemiyorsun ki, sana peynirli sandviç koymasın? – Benim eşim yok ki, bu sandviçi her gün ben hazırlıyorum demiş. Bu fıkrada olduğu gibi şikayet ettiğimiz koşulları biz hazırlıyoruz. Ya da çare bizim elimizde olduğu halde bir şey yapmıyor ama sürekli şikayet ediyoruz. Bunu zaman zaman hepimiz yapıyoruz. Çünkü şikayet etmek daha kolayımıza gidiyor.
Yazı kategorisi: Güzel Paylaşımlar | Etiketler: çaresizlik, tülay bilin | 1 Yorum »
Kişilik
Yazan: ikitepe Ekim 18, 2008
Sinif, ögrencilerin gürültü patirtisiyla sallanirken sert görünümlü hoca kapida beliriyor. Iceriye kizgin bir bakis atip kürsüye geciyor.
Tebesirle tahtaya kocaman bir (1) rakami ciziyor. “Bakin” diyor. “Bu, kisiliktir. Hayatta sahip olabileceginiz en degerli sey…”
Sonra (1)’in yanina bir (0) koyuyor: “Bu, basaridir. Basarili bir kisilik (1)’i (10) yapar”.
Bir (0) daha… “Bu, tecrübedir. (10) iken (100) olursunuz”.
Sifirlar böyle uzayip gidiyor: Yetenek… disiplin… sevgi… Eklenen her yeni (0)’ın kisiligii 10 kat zenginlestirdigini anlatiyor hoca…
Sonra eline silgiyi alip en bastaki (1)’i siliyor. Geriye bir sürü sifir kaliyor.
Ve olayin yorumu: “Kisiliginiz yoksa, öbürleri hictir”.
Yazı kategorisi: Güzel Paylaşımlar | Etiketler: bir, kişilik, sıfır | » yorum bırak;
Başkandan Mektup
Yazan: ikitepe Ekim 18, 2008
ABD eski ve ünlü başkanlarından Abraham Lincoln’ün oğlunun öğretmenine hitaben yazdığı mektuptur.)
“Öğrenmesi gerekli biliyorum; tüm insanların dürüst ve adil olmadığını… Fakat şunu da öğret ona; her alçağa karşılık bir kahraman vardır.
“Her düşmana karşılık bir dost olduğunu da öğret ona! Zaman alacak biliyorum. Kaybetmeyi öğrenmesini öğret ona!… Ve hem kazanmaktan neşe duymayı, kıskançlıktan uzaklara yönelt onu…! Eğer yapabilirsen, sessiz kahkahaların gizemini öğret ona!… Bırak erken öğensin, zorbaların görünüşte galip olduklarını…“Eğer yapabilirsen, ona kitapların mucizelerini öğret. Fakat ona, sessiz zamanlar da tanı! Gökyüzündeki kuşların, güneşin yüzü önündeki arıların ve yemyeşil yamaçtaki çiçeklerin ebedi gizemini düşünebileceğini… Okulda hata yapmanın bile yapmamaktan çok daha onurlu olduğunu öğret ona.. Ona kendi fikirlerine inanmasını öğret. Herkes ona yanlış olduğunu söylediğinde dahi…“Nazik insanlara karşı nazik, sert insanlara karşı sert olmasını öğret ona!… Herkes birbirine takılmış bir yöne giderken, kitleleri izlemeyecek gücü vermeye çalış oğluma! Tüm insanları dinlemesini öğret ona, fakat tüm dinlediklerini gerçeğin eleğinden geçirmesini ve sadece iyi olanları almasını öğret…
“Eğer yapabilirsen, üzüldüğünde bile nasıl gülümseyeceğini öğret ona… Gözyaşlarında hiçbir utanç olmadığını öğret. Herkesin, sadece kendi iyiliği için çalıştığına inananlara dudak bükmesini öğret ona. Ve aşırı ilgiye dikkat etmesini…
“Ona nazik davran, fakat onu kucaklama!… Çünkü ancak ateş çeliği saflaştırır. Bırak, sabırsız olacak kadar cesarete sahip olsun. Bırak, cesur olacak kadar sabrı olsun. Ona her zaman kendisine karşı derin bir inanç taşımasını öğret. Böylece insanlığa karşı da derin bir inanç taşıyacaktır…
“Bu büyük bir taleptir. Ne kadarını yapabilirsen bir bak bakalım…
Yazı kategorisi: Güzel Paylaşımlar | Etiketler: öğretmen abraham lincoln, başkan | » yorum bırak;